| sewda's profile:::::::::::::SEWDA::::::...PhotosBlogLists | Help |
:::::::::::::SEWDA:::::::::::::::Bu deniz ' Sevgi' dir.. Her harfinin hakkını vererek söylemek,değerinibilerek yaşamaktır. Sözde Değil Özde Sewmwktir.... March 20 bu kalpp......................*..*..*................*..*..*. .
...............*..............*...*..*............ ....* bu kalp ikilidir dikat edersen eyer ..............*....................*.............. ......* ..............*................................... ......* büyüðü olan senin ...............*.........................*....*... .*....* ..................*...................*..........* .........* .....................*.................*......*... .......* kücücük olan kalpte bnim dir ........................*................**....... ....* .............................*........**...*.....* her zman büyük kalpler snin olsun sevgi dolu aþka dostla duygulay seninle?? ...................................*............* olsun caným benim ![]() ÇİÇEKLE SUYUN HİKAYESİ Öyle zaman gelir ki artık su da içinde çiçeğe karşı bir şeyler hissetmeye başlar, zanneder ki çiçeğe aşık oldum ama su da ilk defa aşık oluyordur. Günler ve aylar birbirini kovalar ve çiçek ‘acaba su beni sevmiyor mu?’ diye düşünmeye başlar. Çünkü su pek ilgilenmez çiçekle. Halbuki çiçek alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz. Çiçek suya ‘seni seviyorum’ der, su ‘ben de seni seviyorum’ der. Aradan zaman geçer ve çiçek yine suya ‘seni seviyorum’ der, su sabırla ‘ben de’ der. Çiçek sabırlıdır, bekler bekler bekler... Artık öyle bir duruma gelir ki , çiçek koku saçamaz artık etrafa. Ve son kez suya ‘seni seviyorum’ der, su da ona ‘söyledim ya ben de seni seviyorum’ der. Ve gün gelir çiçek yataklara düşer. Hastalanmıştır çiçek artık. Rengi solmuş, çehresi sararmıştır çiçeğin. Yataklardadır artık çiçek, su da başında bekler çiçeğin, yardımcı olmak için dostuna. Bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorlukla başını döndürerek çiçek, suya der ki ‘seni ben gerçekten seviyorum’. Çok hüzünlenir su bu durum karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır ‘nedir sorun’ diye, doktor gelir ve muayene eder çiçeği. Muayeneden sonra şöyle der doktor ‘hastanın durumu ümitsiz, artık elimizden bir şey gelmez’ su merak eder sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık nedir diye ve sorar doktora ‘hastalığı nedir?’ diye. Doktor yukarıdan aşağıya bir bakar suya ve der ki ‘çiçeğin bir hastalığı yok dostum, bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için’ der ve anlar ki su artık sevgiliye sadece ‘seni seviyorum’ demek yetmemektedir... BENİİ UNUTMA
February 28 gün BATIMINDA BASLAR ÖÖZLEMLERGünbatımında başlar özlemler. El ayak çekilmeye başlayınca bu yalancı kentten, kalırsın baş başa bir sen, bir yalnızlığın, birde özlemlerin… Ellerin üşümeye başlar yoksa sevgilin yanında… En büyük özlem de onadır ya Kendini hep yarım hep eksik hissedersin. Duvarlar üstüne gelir Onun yokluğunda. Yaktığın sigara bile senin gibidir biraz acı biraz kederli yanar. Sonra bir şarkı tutturursun yada geliverir aklına. Söylersin ama O duymaz, istersin gelmez. Özlersin onu. Sonra bir bakmışsın iki damla yaş akmış yanaklarından ona doğru. Süzülürken yaşlar yanağından dudaklarına, öper de yollarsın o yaşları Ona. Özlemişsindir. Sonra ardından bir sigara daha yakarsın sonra bir tane daha bir tane daha... Baktın olmuyor, bulamıyorsun bir çare atarsın kendini yatağa uyuyup kurtulmak için bu özlem acısından… Önceleri acı zannedersin ama, sonra anlarsın ki o senin sevginin ateşi, sevginde onun oksijeni. Ama bilemezsin ki her şey daha ağır daha acı olacaktır şimdi. Kapatırsın ışığı girersin yatağa… Bir de bakmışsın bedenin yalnız, bedenin buz gibi. Ararsın beklersin bir dokunuş, bir sarılış… Uyurken duymak istersin o sıcak nefesin verdiği huzuru ama, sende bilirsin ki sağın karanlık solun karanlık. Hani alışmıştır kulakların duymak ister iyi geceler sözünü, küçücük masum bir öpücük istersin… Yalnızsın ne duyarsın ne hissedersin. Bir serseri mayınsındır artık… İçin özlem yüklü yüreğinde bir derin yara beklersin uykuyu bir sağa bir sola dönüp. Dedim ya yalnızsın ne uykun gelir ne sızısı diner gönlünün. Uyumak için kapatırsın gözlerini gözünün önüne mutlu anlar gelir, gülümser sana. O tebessüm ettikçe senin yüzün asılır. Sonra haykırmak istersin içinden ama, olmaz. Sonra bir küfür sallarsın yalnızlığına bir isyan edersin özlemine. Kızıp durursun sonra uyuya kalırsın… Sabah kalktığında geceden kalma hüznün hala damarlarında dolaştığını hissedersin… Sonra iş güç derken uzaklaşıverir damarlarında dolaşan bu serseri hüzün… Rahatlarsın. Ama unutmuşsundur ki, gün batımında başlar özlemler... |
|||||||
|
|
|||||||
|
|